En iyi video paylaşım siteleri (youtube alternatifleri)
Bu günlerde mahkeme kararıyla yasaklanan youtube`a giremiyorsanız işte alternatifler:
www.break.com
http://www.blip.tv/
http://www.addictingclips.com/
http://www.mediamax.streamload.com/
Bu günlerde mahkeme kararıyla yasaklanan youtube`a giremiyorsanız işte alternatifler:
www.break.com
http://www.blip.tv/
http://www.addictingclips.com/
http://www.mediamax.streamload.com/

Windows Vista bir çok yenilik barındıran kullanıcı
arayüzü ile gerçekten çok hoş bir görünüme sahip. Hatta bu yeni işletim
sisteminin en önemli özellikleri arasında görsellik ön plana çıkıyor.
Birçok insan Vista’nın görünüşünü biliyor fakat hala çeşitli nedenlerle
Windows XP kullanıyor. İşte bu yazılım ile Windows XP veya 2003
sürümlerini Vista görünümüne çeviren pakete sahip olacaksınız.
Kullandığınız Windowsunuzun Vista ile aynı olmasını sağlayan ve Windows
XP kullandığınızı unutturucak dönüşüm paketi.Birçok yenilik ve hata
düzeltimi ile son versiyonu karşınızda.
Homepage - http://www.windowsxlive.net
Size: 27.4 MB
Alıntıdır
Sony Ericsson‘un en yeni Cyber-shot’ları, fotoğraf makinenizi artık çöpe gönderebileceğiniz anlamına mı geliyor?
Bu telefonların her ikisinde de otomatik odaklama özelliği var. Ancak C702 analog kamera butonuna sahipken, C902′de dokunmatik kontrol düğmeleri var. Deklanşörü açar açmaz, ışık temaları beyazdan maviye dönüyor. Gizlenmiş kamera tuşları aydınlanarak ortaya çıkıyor ve tuş takımı kapanıyor. Otomatik odaklama ve yüz tanıma sistemi, çok daha net fotoğraflar anlamına gelse de, C902‘de bulunan dokunmatik butonların ne kadar kullanışlı olduğu kuşkulu.
İnsanları, kameralı telefonlarını tek elle kullanmak konusunda cesaretlendirmek ne kadar doğrudur tartışılır. Yine de, eğer çok meşgulseniz ve ellerinizden biri illa ki başka bir işle meşgulsa, C702 sizin kameralı telefonunuz olmaya aday. Lens koruyucu ve deklanşör, titreşimi önleyecek şekilde yerleştirilmiş. Ayrıca bileklik kayışı da var.
Kompakt kameranızın pabucunu dama atmaya kararlı C902′de flaş da var dersek, şaşırmazsınız herhalde. Bu özellik düşük ışık koşullarında fotoğraf veya video çekerken kullanılabilir. Ayrıca Sony Ericsson bu telefonu, tek seferde dokuz fotoğraf çekilebilmesi sağlayan BestPic yeteneğiyle de donatmış. Böylece fotoğraflarda hiçkimsenin gözleri kapalı kalmıyor. Çok daha basit bir kameralı telefon olan C702′ninse, sadece gerekli koşullarda aydınlatma yapan bir ışığı var.
C902, yüksek çözünürlüklü sensörüyle kıdemli şipşakçımız olabilirdi belki ama C702, uydu konumlandırma sistemiyle bir adım önde. Her iki telefon da ‘Google Maps for Mobile‘ yüklü olarak geliyor. Bununla birlikte C702′nin yerleşik GPS modülü, gideceğiniz adrese sesli yönlendirme yapabildiği gibi çektiğiniz fotoğrafların nerede çekildiğini de kaydedebiliyor. Artık fotoğraflarınıza boş gözlerle bakma devri kapanıyor diyebiliriz…
Sony - Ericsson C702
Bağlantı : 3G, HSDPA, Bluetooth 2.0 A2DP, GPS
Görüntüleme : 3.2MP otomatik odaklama, 2x dijital zoom, fotoğraf destek ışığı
Ekran : 2.2 inç, 320×240
Hafıza : 160 MB + Memory Stick Micro desteği
Formatlar : MP3, AAC, eAAC, MP4, 3GP
Ekstralar : FM radyo, fotoğraf çekim yeri kaydı
Boyutlar : 106×48x 15.5 mm
Sony - Ericsson C902
Bağlantı : 3G, HSDPA, Bluetooth
Görüntüleme : 5MP, otomatik odaklama, 2.5x dijital zoom, fotoğraf flaşı, video ışığı
Ekran : 2.2 inç 320×240
Hafıza : 160 MB + Memory Stick Micro desteği
Formatlar : MP3, AAC, eAAC, MP4, 3GP
Ekstralar : FM radyo, 3D oyunlar
Boyutlar : 108×49x10.5 mm
SONUÇ : 702 maceraseverler için ideal çözümler sunuyor, fakat yüksek kalitede fotoğraflar istiyorsanız, C902 daha iyi bir seçenek.
BİLGİ İÇİN : www.sonyericsson.com.tr
Samsung firması kısa bir süre önce en büyük kapasiteli (500GB) 2,5 inçlik sabit diskini tanıttı. M6 olarak adlandırılan sabit diskin sürücü hızı 5.400 rpm (8MB Cache) ve 3.0Gbps-SATA arayüzüne sahip.
Dizüstü bilgisayarlarda devrim başladı.Yeni nesil sabit disk (SSD) teknolojisi sayesinde ultra hafif modeller piyasaya çıkmaya başladı.
Bilgisayar teknolojisinin çok hızlı gelişmesine rağmen, bilgilerimizi depoladığımız sabit disk teknolojisinde neredeyse son 10 yıldır gerçek anlamda büyük bir değişiklik olmamıştı.Halihazırda dizüstü bilgisayarları oluşturulan parçalara tek tek bakıldığında bu parçalar arasında en ağırı ve en çok güç harcayan sabit diskler.Bunun sebebide sabit disk teknolojisinin hala mekanik olarak çalışması ve içinde dönen bir disk bulunması.
Kurallar değişiyor !
Üreticiler artık sabit disk alanında bir devrime hazırlanıyor.Uzun zamandır gelişme aşamasında olan sabit diskler, günümüz mekanik disklerin yerini almaya başlıyor.SSD (Solid State Disk) adı verilen yeni nesil sabt diskler sadece birkaç milimetre kalınlığında ve sadece 15-20 gram ağırlığında.Ayrıca bu diskler normal sabit disklerin dörtte bir kadar güce ihtiyaç duyuyor.Bu sayede laptop’ların içindeki güç kaynağı daha da küçültülebiliyor.Hız açısından ise günümüz disklerinde elbette çok daha hızlı.
Piyasa Apple ile Hareketlendi…
Geçtiğimiz yıl hem geleneksel sabit disklerin hemde yeni nesi SSD Disklerin kullanıldığı ilk laptop modelleri piyasaya sürülmüştü ancak bu modeller iki disk birden kullanıldığı için diğer laptop’lar dan daha hafif değildi.Dizüstü bilgisayarlardaki devrim niteliğindeki değişiklik geçen hafta Apple firmasının MacBook Air isimli yeni laptop’unu piyasaya sürmesiyle başladı.Apple‘ın yeni duyurduğu dizüstü bilgisayarın en kalın noktası 2 cm’den daha ince ve ağırlığı ise sadece 1,36Kg.Hatta bu hafiflik ve inceliğe dikkat çekmek için Apple‘ın Başkanı Steve Jobs, MacBook Air ‘in tanıtımında sarı bir evrak zarfı kullanıldı ve MacBook Air‘i bu zarfın içerisinden çıkartarak adeta şov yaptı.MacBook Air’den önce piyasanın en ince bilgisayarı olarak lanse edilen 3.6cm civarındaydı.Apple MacBook Air ise bir zarfın içerisine sığabilecek kadar ince olunca büyük dünya basınında yankı yarattı.Bu gelişmenin ardından piyasada gözle görülür bir hareketlenme başladı.Bu lansmanın 3 gün sonrasında Lenovo firması da bir duyuru yaptı ve 1.13Kg’lık yeni X300 isimli dizüstü bilgisayarını çok yakın zamanda piyasaya süreceğini açıkladı.Ardından bir açıklamada Toshiba‘dan geldi.Toshiba, Portege R500 isimli bilgisayarını 3G desteğiyle piyasaya süreceğini açıkladı.Yapılan açıklamalarda R500 modelinin 2.55cm kalınlığında ve sadece 771 gram ağırlığında olduğunu duyurdu.Sony firması henüz Türkiye pazarına yeni giren VAIO TZ91S, özel tasarımlı karbonfiber kasasıyla 1.07 Kg ağırlığa sahip.
Daha da hafifleri var ama…
Aslında daha önce de özellikle Sony firması VAIO model dizüstü bilgisayarlarında 1.5Kg’ın altında modeller piyasaya sürmüştü ama bu modellerde ekran boyutu 12 inç’ten daha küçük olduğu için klavye boyutu standartlara uymuyordu.Kulavyenin standartlara uymadığı zaman kullanıcıların yazı yazma alışkanlıklarını değiştirmesi gerekiyor.Bu yüzden hafiflik yarışında firmalar, standart tuş takımını dikkate almak zorunda kalıyorlar.
Dizüstü bilgisayarlarımızı neredeyse her yere götürür olduk.
Bu yüzden, kişisel ve profesyonel hayatımızda dizüstü
bilgisayarlarımızı kullanırken dikkat etmemiz gereken en önemli
şeylerin başında, bu pahalı aletleri kırıp bozmadan çalışır durum da
tutmak geliyor. Tatile giderken yanınıza dizüstü
bilgisayarınız almak istiyorsunuz. Fakat başına neler gelebileceğini
düşündükçe uykularınız mı kaçıyor? İş seyahatinde sunum gününden önce
bilgisayarın üzerine şekerli kahve dökülürse neler olur? Eğer dayanıklı bir bilgisayar kullanıyorsanız, hiçbir şey olmaz.
Birçoğumuz, dizüstü bilgisayarımızın yere düşmesi, çanta
kayışının kopması, üzerine kahve dökülmesi veya üzerine bir şeyler
düşürmek gibi olaylardan korkarız. Çünkü genellikle böyle durumlar,
dizüstü bilgisayarımızın bir daha çalışmamak üzere bozulması ile
sonuçlanır. Yapacağımız ufak bir dikkatsizlik, bize önemli bilgilerin kaybı, para kaybı ve zaman kaybı olarak
geri dönebilir. Bu yüzden dayanıklı dizüstü bilgisayarlar, artık
modern bilgi çağında bir gerekliliği. Dayanıklılık derken neden
bahsediyoruz? Birçok üretici firma, dizüstü bilgisayarlarım artık
günlük basit kazalara dayanabilecek şekilde yapmaya başladıysa da, pek
azı temel olarak bu sorun ile ilgileniyor. Bu konuda uzmanlaşmış
üreticiler, tüketiciye yarı-dayanıklı, tam dayanıklı hatta
kurşungeçirmez ( gerçek anlamda kurşungeçirmez ) ürünler
sunabiliyorlar. Dizüstü bilgisayar model serileri, zaman içinde daha
da dayanıklı olacak şekilde geliştirilebiliyor.
Dayanıklı olmanın kuralları belli
Bir dizüstü bilgisayarın dayanıklılığı ölçülürken, beş farklı etmene göre karar verilir: Düşme ve sarsıntı, sıvı dökülmeleri, titreşim, toz, aşırı sıcaklık. Bunların tamamına belli bir ölçüde dayanacak şekilde yapılan dizüstü bilgisayarlar tam dayanıklı iken, bir kısmına karşı dayanıklı olanlara yarı-dayanıklı deniliyor. Fakat bu beş etmen bir dizüstü bilgisayarını çok farklı şekillerde ve güçlerde etkileyebileceği için, dayanıklılığın da sınırları ve kademeleri bulunuyor.
Bir dizüstü nasıl dayanıklı olur?
Dizüstü bilgisayarları dayanıklı yapmak için bazı temel tekniklerden yararlanılıyor. Bu tekniklerin başında, kapaklan olan veya bir şekilde tıkanabilen bağlantı yuvaları, titreşimden etkilenmeyen sabit diskler (SSD‘ler tercih edilir), darbeye dayanıklı LCD paneller ve esnek devre bağlantıları geliyor. Standart dizüstü bilgisayarların kasalan, ABS plastiği denilen bir maddeden yapılıyor. Dayanıklı dizüstü bilgisayarlar da ise ABS plastiği yerine genellikle magnezyum, alüminyum hatta bazen titanyum alaşımları kullanılıyor. Ekranın gövdeye bağlandığı noktalar çok daha sert ve dayanıklı malzemelerden ve normal kullanımda oluşabilecek gerilim ve basınçlardan çok daha fazlasını kaldırabilecek şekilde üretiliyor.
Sabit diskiniz her zaman korunaklı
Aslında dayanıklı bir dizüstü bilgisayar alınacaksa, dikkat edilmesi gereken ilk nokta ekran - gövde bağlantısı olmalı. Bazı dayanıldı dizüstü türlerinde ise, çantasız da dışarıda taşınabilmeleri için, gövdeye monte edilmiş taşıma kulpları bulunuyor.
Hemen hemen tüm dayanıklı dizüstü bilgisayarların sabit diskleri mutlaka şok ve titreşim korumalı. Bunu sağlamak için kullanılan yöntemlerin en bilineni, 1,8 inç‘lik bir sabit diskin 2,5 inç‘lik bir sabit disk kutusuna konulması ve arasının şok emici materyal ile doldurulmasıdır. Bu şok emici materyaller yerine bazen sarsıntının sabit diske iletilmesini engelleyen mekanik aksamlar da kullanılıyor. Bunlar sabit diskin darbelere karşı dayanıklılığım yüzde 145 kadar arttırabiliyor. Bir diğer yöntem ise, sabit diskin okuma / yazma kafasının titreşim anında dönen plakalardan ayrılması veya plakaların dönmeyi durdurup zarar görmelerinin engellenmesi için kilitlenmesidir.
Son zamanlarda, üretimlerinin de gittikçe yaygınlaşması ve dolayısıyla ucuzlaması ile birlikte, dizüstü bilgisayarlarda SSD (Solid State Disk) olarak tabir edilen, hiçbir hareketli parça içermeyen katı hal diskleri kullanılmaya başlandı. Flaş bellekler ile akraba olan ve hareketli parçası olmayan bu diskler (aslında “disk” denebilecek hiçbir aksamları yok), normal sabit disklere göre çok daha dayanıklı, az ses çıkartıyor, daha az ısınıyor ve elektrik harcıyor. Yani dizüstü bilgisayarlar için biçilmiş kaftan. Asıl önemli özellikleri ise1300G gibi inanılmaz kuvvette darbelere karşı dayanıklı olmaları. Bu, normal bir sabit diskin dayanabileceğinin iki katından daha fazladır.
Farklı marka alternatifleri var
Arazi şartlarında da bilgisayar kullanmak isteyen kişilerin veya sahada çalışan elemanlarının veri güvenliğini garantilemek isteyen şirketlerin karar vermeden önce incelemeleri gereken bazı markalar var. Toshiba’nın Tecra, Panasonic’in Toughbook, Asus’un N13i ve Dell Latitude model serileri, günlük hayatta karşılaşılabilecek etmenlere karşı dayanıklı dizüstü bilgisayarlardan bazıları. Bunların dışında eğer çok aşırı şartlara dayanabilecek bir bilgisayar arayışı içindeyseniz, bakmanız gereken marka General Dynamics. Modelleri ise VR1,VR2 ve XR1. Bu marka, Amerikan ordusu standartlarına göre, cephe şartları göz önünde bulundurularak üretilmiş.
Kaynak : Dünya
Ultra-ince, hayli kolay taşınabilir ThinkPad X300 dizüstü bilgisayar, 1,85 santimetre inceliğe kadar iniyor. Ağırlığı ise 1,33 kilogramdan başlıyor. ThinkPad X300, solid-state sürücü depolama, arkadan led aydınlatmalı ekran, uzun ömürlü pil ve gelişmiş kablosuz bağlantı özelliği gibi en ileri teknolojileri bir araya getiriyor. Üstün çevresel niteliklerinden ötürü Elektronik Ürünleri Çevresel Değerlendirme Aracı (EPEAT - Electronic Product Environmental Assessment Tool) tarafından “Altın” derecesine layık bulunan X300, çevreye duyarlı bir dizi teknolojiyi de içeriyor.
Lenovo Dizüstü Bilgisayar Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Peter Hortensius ürünle ilgili olarak şu açıklamayı yapıyor: “ThinkPad X300, ThinkPad ailesi için önemli bir dönüm noktasıdır. ThinkPad, 15 yıldan uzun bir zamandır, inovasyon alanında çıtayı yükseltmesi ve ThinkPad kullanıcılarının kalite, güvenilirlik ve işlevsellik olarak adlandırılabilecek temel ihtiyaçlarına odaklanmasıyla dizüstü bilgisayar tasarımına öncülük etmektedir, bugüne kadarki en ince ve en hafif ThinkPad ThinkPad X300′düf”.
BİLGİ İÇİN : www.lenovo.com.tr
Türk Telekom tarafından yapılan açıklamaya göre internetin en yoğun kullanıldığı zamanlarda bile kullanıcıların bağlantılarının hızlı olması amacıyla 157 Gbps’e yükseltildi. Türk Telekom’un 2008 yıl sonu hedefi ise 350 Gbps hıza ulaşmak.
İnternet çıkış hızındaki artış 5 kat ile sınırlı kalmayıp, yılsonunda hızı 350 Gbps’ye yükseltme planları yapılıyor. Böylece 2005 yılı sonunda 33 Gbps olan internet yurtdışı çıkış hızını 10 kat artış göstericek.
Öte yandan Türk Telekom, yurt dışı çıkışını arttırmanın yanı sıra aynı amaçla 2007 yılında Londra, Amsterdam ve Frankfurt’ta ses ve veri iletim kapasitesini arttırarak uluslararası ara bağlantılarını hızlandırıp daha kaliteli hale getiren POP (Point of Presence) noktaları açtı.
Şirket şimdi de New York ve Uzakdoğu’da da POP noktalan açarak, performans ve kapasitesini arttırmayı hedefliyor.